BASINDAN…

0

mekusadziyaret1

Derneğimizin Onursal Başkanı, Sayın Ahmet COŞAR Beyefendinin “Mersin TERCÜMAN” gazetesinde yayınlanan röportajı…

 

Derneğimizin Onursal Başkanı, Sayın Ahmet COŞAR Beyefendinin “Mersin TERCÜMAN” gazetesinde yayınlanan röportajı… 

 

 Hz.Mevlana 737.ölüm yıldönümünde ilahiler ve sema gösterileriyle anılacak.. Mevlevi yoldaşları biraraya geliyor..

 

 Mevlana Kültür ve Sanat Derneği (MEKUSAD), Mevlana Celaleddin Rumi’nin 737.ölüm yıldönümünde (Şeb-i Arus) sema töreni ve tasavvuf musikisi konseri düzenliyor.
18 Aralık Cumartesi günü saat 19.00’da Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek olan etkinlikle İslam ve tasavvuf dünyasında tanınmış şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsü olan Hz.Mevlana’ya gönül verenler biraraya gelecek.

‘Segah Tekbir – Salat-ı Ümmiyye’, ‘Canım Kurban Olsun Senin Yoluna’, ‘Ben Yürürüm Yane yane’, ‘Sordum Sarı Çiçeğe’, ‘Sevdim Seni Mabud-u Mah’, ‘Allahuekber Oldu Bu Dünyada İlk Sözü’, ‘Ey Allah’ım Beni Senden Ayırma’, ‘Tende Canım Canda Cananımdır’ gibi ilahilerin okunacağın etkinliğin ikinci bölümünde ise kulun hakikate yönelip, akılla, aşkla yücelip, nefsini terk ederek, Hakk’ta yok oluşu ve olgunluğa ermiş, kamil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşünü temsil eden ‘Sema Töreni’ gerçekleşecek.

“Amacımız, Mevlana’nın manevi aşk felsefesini insanlara anlatmak”

Hz.Mevlana’ya gönül vermiş birkaç kişinin biraraya gelerek tasavvuf musikisi yaptıklarını, zamanla bu grubun genişleyerek dernek haline geldiğini söyleyen Mevlana Kültür ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Av.Ahmet Çoşar, “Derneğimizin amacı Mevlevi kültürünün, Hz.Mevlana’nın felsefesini anlatmak, yaşatmak; o günün sanatını, gerek musikisini gerek şiirini, gerekse de ebru, hat gibi Osmanlı’nın klasik sanatlarını günümüz gençlerine aktarmaktır.

Ama bunun ötesindeki amacımız ise Hz.Mevlana’nın barış, kardeşlik, birlik ve manevi aşk felsefesini insanlara aksettirebilmektir. Herşeyin menfaata dönüştüğü bu zamanlarda tüm insanlığın buna ihtiyacı var. Halbuki hayatın ölümlüğü, herkesin birgün bu dünyadan ayrılacağı bir gerçektir. Biz, dünyanın da ahiretin bir tarlası olduğu bilinciyle yaşamayı, ömür dediğimiz kısacık sermayeyi güzellikler içerisinde geçirmeyi amaç edinmiş ve başkalarına da bunu anlatmaya çalışan bir derneğiz” dedi.

“Mevlevi felsefesinde insanlardan uzaklaşmak yoktur”

Mevlana’nın sadece görsel bir şekil olmadığına dikkat çeken Ahmet Çoşar, şunları söyledi: “Hz.Mevlana gerek en önemli eseri olan Mesnevi’de gerekse diğer eserlerinde insanlara hep ‘gönlünüzü şehre doğru dönün. Cahillerden uzak kalın, alimlerle düşüp, kalkın. Elinizin emeğiyle yiyin, başkalarının verdiği sadakalarla geçinmeyin’ diyor.

Bunların hepsini toparlarsanız Mevlana bize sosyal yaşamın içerisinde olmamızı, çalışmamızı, helalinden kazanmamızı ve bunu da ihtiyacı olanlarla paylaşmamızı nasihat ediyor.

Mevlevi felsefesinde bazı tasavvuflarda olduğu gibi insanlardan uzaklaşmak, dünyadan vazgeçmek diye bir konu asla yoktur. Bazı tasavvuflarda bahsedilen ‘istenmeyen dünya’ herkesin anladığı şey değildir, insanı Allah’tan uzaklaştırır. Mevlana ise ‘İnsanı Allah’tan uzaklaştırmadığı sürece hiçbirşey istenmeyen dünya kapsamına girmez’ der.”

“Mevlana sonsuz bir deryadır”

Mevlana’nın hep duran, düşünen bir insan şekli olarak resmedildiğini ancak Mevlana ruhunun çok ayrı bir konu olduğunu vurgulayan Ahmet Çoşar, “Mevlana ruhunu yaşayıp, hissedebilmek için öncelikle insanlara Mevlana’nın ruhunu anlatacak kişiler gerekiyor. Tanınmayan, bilinmeyen birşey hissedilemez ve yaşanamaz.

Biz derneğimizde her Cumartesi Mevlana’nın en meşhur eseri olan Mesnevi’yi okuyoruz. Bundan haberdar olan kişiler de gelip, bizi dinliyorlar. Ücretsiz ney kursları veriyoruz çünkü Mevlana musikiyi bir manevi eğitim aracı kullanmıştır. Gelen insanlarda Mevlana felsefesini kavrayabildikleri ölçüde yaşamaya çalışıyorlar. Kavrayabildikleri ölçüde diyorum çünkü Mevlana’nın kendisinin de dediği gibi ‘herkes kendi testisi kadar su doldurabilir deryada.’ Mevlana’da sonsuz bir deryadır” diye konuştu.

“Ayrım yapmak bizim haddimize değil”

Hz.Mevlana’nın ‘her ne olursan ol, yine gel’ sözünün ışığında hiçbir ayrım yapmadan Mevlana Kültür ve Sanat Derneği çatısı altında biraraya geldiklerini dile getiren Çoşar, “Ben avukatım, eşim öğretmen. Derneğimizin başkanı ise kulak, burun, boğaz uzmanı Dr.Mehmetcan Özkardeşler’dir. İçimizde üniversite öğrencileri de var, ev hanımları da, hiç tahsili olmayan insanlar da. Biz başta din olmak üzere tüm ayrımların ortadan kalkmasını istiyoruz. Bizim aramızda Hristiyanlar da var. Biz, kilisede de musiki ve sema organizasyonları yapıyoruz. Mevlana’nın de dediği gibi, ‘Gel gel, yine gel. Her ne olursan yine gel. Kafir, Mecusi, Putperest olsan da yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel.’ Biz de bu noktadan hareket ediyoruz. Mevlana böyle bir ayrım yapmamış, bunu yapmak bizim de haddimize değil. Bizim için insan, insandır” dedi.

“İnsanlığa ışık tutan Mevlana’yı çok iyi tanıtmamız gerekiyor”

“Mevlana gibi gerçekten insanlığa ışık tutan, barışı, sevgiyi, kardeşliği getirmeye inanmış ve bunu eserlerinde yazmış olan birisini çok iyi tanıtmamız gerekiyor” diyen Ahmet Çoşar, şunları dile getirdi:

“Amerika’da benim bildiğim 10 tane Mevlana kürsüsü var, Türkiye’de ise daha yeni Mevlana Üniversitesi kuruluyor.

Mersin’in nufüsu yaklaşık 1 milyon iken, bizim sohbetlerimize 60-70 kişi geliyor. Neden bin yada 2 bin kişi gelmesin. Bu noktada basının bizim dilimiz olmasını istiyoruz.

İnsanların Mersin’de böyle bir derneğin olduğunu bilmesi, etkinliklerimize katılması ve Mevlana’yı anlaması gerekiyor. Biz daha çok insanla buluşmak istiyoruz.

Düzenleyeceğimiz etkinliğe Mevlana’ya gönül vermiş herkesi davet ediyoruz. Hz.Mevlana’nın 737.ölüm yıldönümünde yani kendi deyimiyle Allah’a kavuştuğu düğün gecesi anlamına gelen ‘Şeb-i Arus’ta onu ilahiler, dualar ve sema gösterileriyle anacağız.”

Paylaş>>

Yorum Yap ↓