Sivrisineğin Şikayeti…

0

S İ V R İ S İ N E Ğ İ N   Ş İ K A Y E T İ

        Bir sivrisinek, bağdan, bahçeden, çayırlıktan ,  çimenlikten uçup geldi; Süleyman’a rüzgardan şikayette bulundu, aman diledi. ” Ey Süleyman “ dedi, Aleme adalet yaymadasın, Şeytanlara da ,  insanlara da , perilere de adaletle  hüküm vermektesin. Kuş da , balık da  senin adaletine sığınmıştır. Dünyada senini iyiliğinin,  faziletinin, kereminin arayıp bulamadığı bir kimse kalmış mıdır?

İnsaf et, lütfet, pek perişanız, ağlayıp sızlamadayız;  bağdan , bahçeden de nasibimiz kalmadı, gülden , gülistandan da. Her zayıfın işini sen çözer düzene korsun; sivrisinek zaten zayıflıkta örnek olmuş, söylenir durur.

Zayıflıkla, kanadı kırık oluşla tanınmışız biz, sen de lütufla, iyilikle yoksulları sevindirmekle tanınmışsın. Sen gücün kuvvetin ta sonuna varmışsın, biz de zayıflığın, zavallılığın ta sonuna varmışız. İnsaf et, merhamet et, bu gamdan kurtar bizi, elimizi tut, senin elin Hakk’ın eli.

Hz. Süleyman dedi ki: “ Ey insaf isteyen kimden şikayet ediyorsun? Kime  karşı hak arıyorsun? Söyle, ululanıp sana zulmeden,  yüzünü gözünü tırmalayıp  yırtan o zalim  kimdir? Şaşılacak şey, zamanımızda her şey adaletle yürütülürken seni rahatsız eden o zalim nasıl olmuş ta hapse atılmamış, zincire vurulmamış olur?

Çünkü zulüm biz doğduğumuz gün ölmüştür. Bizim buyruk yürüttüğümüz bu çağda kim zulmedebilir? Işık belirdi, meydana çıktı mı , karanlık yok olur; zulmün temeli de karanlıktır, arkası da  dayancı da. İşte bak, Şeytanlar bizim için  çalışmada, kazanmada, hizmet etmedeler. Hizmetten çekinenleri de zincirlerle bağlanmış , bukağılara vurulmuş.

Zalimlerin zulümlerinin temeli, Şeytandan, Şeytansa bağlı olduğu halde nasıl bir kötülükte bulunabilir? Varlık alemini yaratan yüce Allah (cc) halkın göğe yüz çevirmemesi, el açmaması için  bize saltanat vermiştir. Zulüm görenlerin ahının göklere yükselmemesi , gökyüzünün, Süha yıldızının müzdarip olmaması için, Yetimin feryadından Arş titremesin, bir can bile sitemden kötüleşmesin diye padişah etmiş bizi.

Göklere bir tek “ Ya Rabbi “ sözü çıkmasın diye  diğer ülkelerde   adaleti, vicdanı fazileti esas tuttuk. A zulüm görmüş, gökyüzüne bakma şu zamanda gök gibi bir padişahın var.

Sivrisinek   şöyle haykırdı: “ Benim şikayetim ve adalet istemem, rüzgardandır. O zulüm etmek için iki elini de bize karşı açtı. Onun zulmünden dardayız, dudaklarımızı yummuşuz  onun elinden kanlar içmedeyiz”  dedi.

SÜLEYMAN  DEDİ Kİ:”Ey güzel sesli varlık, Allah’ın emrini candan, gönülden dinlemek gerek. Allah (cc) bana “ Ey adalet sahibi, bir hasmın sözünü, öbür hasım olmadıkça dinleme, diye emretmiştir. İki hasım da yani davalıyla davacı her ikisi de  huzura gelmeden verilen hükümde Hakk ve hakikat ortaya çıkmaz.

Düşman, yalnız olarak yüzlerce kere sızlansa bile sakın ha, sakın, onun düşmanını da  dinlemeden sözünü kabul etme. O’nun buyruğundan yüz çeviremem;  git  düşmanını da getir huzuruma.

Sivrisinek; Sözün doğru, delilin yerinde, benim düşmanım rüzgâr, rüzgâr da senin emrinde, dedi.

Hz. Süleyman , “  Ey seher yeli “ diye seslendi. Sivrisinek senin zulmünden şikayetçidir. Hemen buraya gel. Hadi, hasmının karşısına geç de söyle, ona cevap ver sözünü çürüt, dedi. Rüzgâr, bu sözü duyunca hızlı hızlı eserek geldi, sivrisinek de hemen kaçmaya davrandı.

Süleyman a  sivrisinek , dedi , nereye gidiyorsun? Dur gitme de ikiniz hakkında  da  buyruk yürüteyim.

Sivrisinek, a Padişahım, dedi, ölümüm zaten onun yüzünden, şu günüm onun dumanından kararmış. O gelince ben nasıl durabilirim? O benim kökümü kazır, beni yok eder gider.

İşte Hakk  yolunun yolcusu da  böyledir,  Hakk tecelli etti mi  arayan, yok olur  gider. O kavuşma, ölümsüzlük içinde ölümsüzlük, varlık içinde varlık; fakat önceden o varlık ,  yokluk  içinde tecelli eder.

Işığı arayan gölgeler, güneş ışığı zuhur edince yok olurlar. Aşık başını verince, akıl kalır mı hiç? Her şey helâk olur, O’nun zatı kalır; Bâki  olan Allah’tır. O’nun  zatına karşı var da yok olur,  yok da. Yoklukta varlık, zaten şaşılacak şey de bu ya. Huzurda akıllar, elden çıkar;  kalem de bu bahse gelince kırılır yazmaz.(Mesnevî –Cilt 3:4625-4664)

Kıssadan Hisse

Hz.Mevlâna  yukarda ki hikayede yok olmadan var olunamıyacağına değiniyor ve Hakk yolcusunun benlikten , heva ve hevesten geçmeden Yüce Allah’a varamıyacağını   sivrisinek örneğiyle belirtmektedir. Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresi 26 ayette geçen  sivrisinek bahsini bir hikayeyle anlatıyor:

“ Şu bir gerçek ki, Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda  inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir.”

Kassas suresi 88. Ayetteyse şöyle buyurmaktadır:

“ Allah’ın yanında  diğer bir Tanrıya daha kulluk etme. İlah yok O’ndan başka. O’nun yüzü dışında her şey helâk olacaktır. Hüküm yalnız O’nun dur ve O’na  döndürüleceksiniz.”

Yunus Emre de ne güzel söylemiş: “ Ben çıktım mı aradan, kalır beni yaradan.”

Hz.Mevlâna “Aşk , yokluk  denizidir, aklın ayağı orada kırıktır. demektedir. Yani Allah yolunda başta gerekli olan aklı  sonunda bırakıp gönlümüzün sesine kulak vermeliyiz. Gönül  muhakeme yapmadan O’ndan razı olarak yap dediklerini yapar yapma dediklerini yapmaz hale gelmedikçe aydınlanma sağlanamaz gönül gözümüz açılmaz.

Allah(cc) ‘ın bize lütfettiği nimetlere tapmadan , onları gönlümüze koymadan  onlardan faydalanabiliriz ve başkalarına da faydamız olabilir. Allah  kâinatı bizim emrimize vermiştir ancak  kendisinden fazla sevmememizi istemiştir. Bu dünyanın geçici olduğu , kimseye kalmadığı ve kalmayacağı pek çok ayette belirtildiği halde  hiç  ölmeyecekmiş gibi düşünüp yaşıyoruz. Halbuki “Baki olan Allah’tır”

Op.Dr.Mehmet Can Özkardeşler

Mevlâna Kültür ve Sanat Derneği Başkanı(drmcan71@yahoo.com)

Paylaş>>

Yorum Yap ↓