Tesbih

0

Tesbih

TANIMI

 

 

Tespih çeşitli ahşap, taş, maden, bazı deniz ürünleri ve hayvansal malzemelere  belirli şekiller verilip, ortalarının delindikten sonra ip yada benzeri bir malzemeye dizilerek elde edilen ürüne denir.

Tespih kelimesi Arapça sebh kökünden gelmektedir. Manası Allah’ı yüceltmektir. “Sübhanallah” Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, manasına gelir.

            Öncelikle şu hususu belirtmek gerekir ki; tespih sadece Müslümanlara ait bir kültür olmayıp diğer dinler yada din dışı inançlar tarafından kullanılan bir nesnedir. Budizm’de tespihin kutsal sayıldığı bilinmekte ve çok eskiden beri kullanılmaktadır. Bu gün bile Budist rahiplerin boyunlarında tespihlerinin olduğunu görmekteyiz ve ibadet çerçevesinde bunları çektikleri bilinmektedir. Bunun dışında da Hindistan’da da değişik inançlarda tespihin kullanıldığını görmekteyiz. Yahudi dininde de tespih vardır, kullanılmaktadır. Ancak, dini inançtan ziyade psikolojik amaçlarla tespih çekilmektedir. Hıristiyanlarda da vardır. Hatta, mezheplerine göre de tane adetleri de farklıdır. 

TARİHÇESİ :

 

     Tespihi günümüzde kullandığımız bir ibadet aracı gibi düşünmeyip, sadece boncuk, cam vs.gibi bir malzemeden yapılmış ve ipe dizilmiş bir aksesuar olduğunu düşünürsek, tarihinin çok eskiye gittiğini görürüz. Zira mağara resimlerinde bile insanların henüz düzgün bir kıyafeti yokken dahi boyunlarında ve bileklerinde süs eşyası olarak bir ipe dizilmiş aksesuarlarının olduğunu görmekteyiz.


İSLAM DİNİNDE TESPİH  :
 

     “Yerde gökte olan her şey Allah’ı tespih eder.” (Hadid, Hasrı safı)

     “Bizim ayetlerimize o kimseler inanırlar ki, onlarla kendilerine öğüt verildiğinde secdelere kapanırlar ve hiç böbürlenmeyerek Rablerine hamd ile tespih ederler. (Secde 15)

 

     “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ın hamdı ile onu tespih etmesin.Fakat siz onların tespihini anlamazsınız. O halim sahibidir, mağfiret edendir.” (isra,44)

     “Artık rabbi’ni hamd ile tespih et ve mağfiretini dinle, muhakkak ki o tövbeleri kabul edicidir. “ (Nasr,3)

 

TÜRK TESPİHÇİLİĞİ :

     Türk tespihini önce barındırdığı tane itibariyle dört kısma ayırabiliriz.

Bunlar : 33-99-500-1000 lik tespihlerdir. 33 lük tespihlerin dini bir amaç olmadan sadece el alışkanlığı olarak da halkımız arasında taşınıp, çekildiği ve rağbet edildiği bilinmektedir. Özellikle Amerika’da  yapılmış olan bilimsel araştırmalarda insanın eli içerisinde yuvarlak nesnelerle oynamasının insan sinirini yatıştırdığı, stresi aldığı, insan tansiyonunu düzenlediği tespit edilmiştir.

      Yukarda bahsettiğim el içerisinde yuvarlak cisimlerin oynanmasının insan üzerindeki etkisini tespit edip uygulayan toplumlardan biriside Japonlardır. Günümüzde dahi stres topu denilen iki yada üç metal bilyeden oluşan avuç içerisinde döndürülen bir objeyi kullandıklarını biliyoruz.

     Yanı sıra bu mealde maddelerin insan üzerindeki etkisi de bilimsel çevrelerde araştırılmak-ta ve bazı bulgulara ulaşılmaktadır. Örneğin, kehribar ve akiğin insan vücudundaki kan basıncını doğrudan etkilediği tespit edilmiştir. Bu sebeplerle, atalarımızın aynı zamanda sünnet olan akik taşlı gümüş yüzükleri parmaklarına takmalarını daha iyi anlamaktayız. Aynı manada akik ve kehribar tespihlerin insan sinirini yatıştırdığını ve insanı teskin ettiğini kullanıcıları dahi tespit edebilirler. Yanı sıra ahşap malzemeden oluşan tespihlerin soğuk kış günlerinde insana sıcak duygular yaşattığı, sıcak yaz günlerinde özellikle şah-maksut olmak üzere diğer madensel tespihlerin insana serinlik vererek rahatlattığını gözlemleyebiliriz.

33 lük tespih din dışı amaçla kullanıldığı gibi dini amaçla da kullanılabilmektedir. Diğer tesbihlere göre bir taşıma kolaylığı söz konusudur. Bu özellik de bu türü daha yaygın hale getirmiştir. Ancak 33’lük dışında olan tesbihlerin Allah’ı zikr için kullanıldığını bilmekteyiz. Yeri gelmişken bir hususu belirtmek isterim ki, zikri sayılarla sınırlamanın ve belirli sayıda yapılmasını da doğru bulmamaktayım. Zikrin bir gönül işi olduğunu binlerce kez hissetmeden Allah demektense, bir kez dahi olsa insanın bütün nefsi isteklerini susturup gönülden Allah demesinin daha önemli olduğuna inanıyorum.

     Kanımca sayılarla bağlı olmanın zarureti, Tekkelerde ve camilerde toplu yapılan zikirlerde birliğin sağlanması yönündendir.

     Çok bilinen bir söz vardır: “Kur’an Mekke’de nazil oldu, Mısır’da okundu, Osmanlı’da yazıldı.” denir. Bu şu demektir Kur’an en güzel şekliye Mısır’da okundu. En güzel şekliyle de Osmanlı’da yazıldı. Zira bizim hat sanatı “hüsn’ü hat” diye adlandırdığımız bir yazı sana- tımız vardır ve Türkler öncelikle kutsal kitabımızı en güzel yazı şekliyle yıllarca emek vererek yazmışlardır. Hat sanatının sair örnekleri konumuz dışında olduğu için değinmiyorum. Yukarıda bahsettiğimiz gibi tüm dünya inançlarındaki tespihleri incelediğimizde Türklerin yaptıkları tespihlerin diğerlerinden farklı olarak usta ellerde bir sanat ve estetik harikası olarak yapıldığını görmekteyiz. Estetik anlayışı çok gelişmiştir. Türkler mert bir savaşçı oldukları gibi, zarif birer sanatçı da olduklarını pek çok alanda kanıtlamışlardır. Tespih de bu alanlardan birisidir.

     Dünyadaki tüm örneklerinin kat be kat fazlası değişik malzemeler kullanılarak Türkler tarafından tespihler yapılmıştır.

 

TESPİH YAPIMINDA KULLANILAN MALZEMELER :

 

1-Taş ve madenler

2-Ağaç esaslı maddeler

3-Hayvansal maddeler

4-Deniz ürünleri

5-Fosil menşeliler

6-Sentetik maddeler

 

1-TAŞ VE MADENLER : Akik,altın, ametis elmas, kantaşı, kristal, lacivert taşı, lüle taşı, necef, malahit, oltu, şahmaksudun turkuaz (firuze), yakut, yeşim, yıldız, safir, zümrüt, güner.

 

2-DENİZ ÜRÜNLERİ : İnci, mercan, sedef, baga

 

3-FOSİL ESASLILAR : Amber, kehrübar,

 

4-HAYVANSAL MADDELER : Balina dişi, boynuz, gergedan boynuzu, fildişi, naka, deniz devesi (aslanı), mors, balık dişleri

 

5-BİTKİ VE AĞAÇ ESASLILAR : Abanoz, andız, demirhindi, gül ağacı, kalenbek, kanağacı, kuka, maverd, morağaç, öd ağacı, pelesenk, sandal ağacı, tik ağacı, yılan ağacı, zeytin ağacı ve çekirdeği

 

6-SENTETİKLER : Sıkma, kehrübar, fiber, katalin, cam, akrilik esaslı plastikler.

 

TESPİHİN BÖLÜMLERİ  :

İmame (Özellikle halkalı ve işlemeli olanlar kıymetlidir)

Habbe (tane)

Durak (pul)

Düğüm tanesi (takoz)

Kamçı (üç küçük habbe)

Tepelik yada hatime

Bunların dışında çeşitli gümüş malzemelerden yapılmış uçlar, iple yapılmış püsküllerde kullanılmaktadır.

 

İDEAL TESPİH :

1)Tespihin yapıldığı maddenin kıymetine, yapılmasındaki güçlüğe ve ustanın sanatına göre tespihin kıymeti artar.

2)-Tespihin taneleri aynı büyüklükte ve aynı şekilde olmalıdır. (Süzme tespihler hariç)

3-Tanelerin delikleri mümkün olduğunca küçük olmalıdır.

4)-Yukarıda bahsettiğimiz tespihin bölümleri bir tespihte tam olarak bulunmalıdır.

5-Çok iyi cilalanmış olmalı, üzerinde torna veya zımpara izi kalmamış olmalıdır.

6)Tanenin boyutlarıyla imame ve kamçıdaki diğer unsurlar arasında zarif bir estetik uyum ve tamamlayıcılık olmalıdır.

 

TESPİH YAPIMIDA KULLANILAN ARAÇLAR  :

 

     “Kem alât ile kemalât olmaz “

     En eski dönemde taneler çeşitli aşındırıcılara sürtülerek kaba ve basit şekiller yapılmıştır. Bir ileri aşamasında mekanik elle veya ayakla çevrilen basit tornalarla (kemane), son olarak da elektronik tornalarla tespih yapılmıştır. CNC tezgahlarda yapılmış olan tespihler tarafımızca asla kabul edilmemektedir. (Örnek : el halısı – makine halısı)

 

      Yapımda kullanılan diğer malzemeler kumpas, çeşitli torna bıçakları, ip, cilalar, deliciler, zımparalar, bıçak bileyleri olarak sıralanabilirler.

 

      Sayfalara ve kelimelere sığmayacak kadar uzun ve derin olan Tesbih’i bu sınırlı ortamda bu kadar açıklayabiliyoruz.

 

Paylaş>>

Yorum Yap ↓